Skip to content

Cart

Your cart is empty

Article: Zamansız Eşyalarım

Zamansız Eşyalarım

Geçen hafta dolabımı açtım ve bu soğuk kış günlerinde içimi ısıtan kazağımı alırken bir an şöyle düşündüm: “Bu kazak da senin üzerine yapıştı diyecekler.” Bu kazak benim gardırobuma son 3 yıldır katılsa da aslında varlığı daha eski. Bana da teyzemden gelen bir kazak. Rengi, dokusu tabiri caizse hâlâ taş gibi. Bence modeli de orijinal üstelik çok rahat ve sıcak tutan bir kazak. Aslında benim anlattığım konuların iyi bir örneği: zamansız.

Minimalizmi ilk duyduğumda hayatımda bir dönüm noktası olacağını bilmiyordum. Annemle yaşıyordum. Evdeki ve çalıştığım ofisteki eşyaları sürekli sorguluyordum. Neden 2 kişinin yaşadığı, bir kerede belki en fazla 10–12 misafirin geldiği evimizde 50 tane çay bardağı vardı? Neden bu kadar dijitalleşmişken ofis masalarımız kullanmadığımız kalemleri tutan kalemliklerle kalabalıklaşıyordu?

Minimalizmi öğrenip de kafamda tanımların da oturmasıyla başladım kendi kıyafetlerimden elemeye. Bugünlerdeki kazağım ne kadar bense o zamanki çekmece dolusu kıyafetlerim de o kadar ben değildi.

Birçoğu anlık bir hevesle alınmışlardı. Alırken birinci baktığım şey malzemelerinin kalitesi ya da hayatıma katacakları etki değil de o sıra popüler olmaları ya da indirimde kaçmaz fırsat olmalarıydı.

Minimalizm denince en büyük hatalardan biri eşyanın sadece eleme sürecine odaklanmak. Oysa asıl iş seçmekte. Baştan hayatına neleri katacağını seçmek ilk adım. Sonrasında işler karıştığında, eşyalar kontrolden çıktığında ise neyi eleyeceğine değil neyi tutacağına karar vermek asıl önemli olan.

Bazı eşyaları elerken ona verdiğiniz para içinizi acıtır. Yapılan yanlış bir yatırım gibidir. Ben bir de üretiminde harcanan ham maddeye, enerjiye, insan emeğine de üzülüyorum doğrusu. Ama üzülmek değil, ders çıkarmak önemli. İlk eleme sürecimde gardırobumdan çıkan bazısı etiketli eşyalar bana bilinçli tüketici olmayı öğretti.

Sonra da hayatıma giyim/kullanım başı maliyet kavramları girdi. Bir ürün 100 TL değerinde ise ve karşısında 10 TL’lik bir muadili varsa direkt 100 TL’lik olana pahalı demek doğru değil. Kişi açısından ise “Bu ürünü ne kadar kullanacağı” asıl önemli olan. 100 TL olanı 100 kere kullandığımda kullanım başı maliyeti 1 TL’ye gelirken, onun onda biri değerindeki 10 TL’lik ürün ilk kullanımda bozulduğunda ya da hiç ihtiyacım olmadığını anladığımda ya da rahat kullanılmadığını gördüğümde hadi diyelim 2 kere kullanırsak kullanım başı maliyeti 5 TL olur.

Özellikle de uzun ömürlü ürünlerde buna daha dikkat etmemiz gerekiyor. Aldığınız iyi bir bavul ya da çanta, içini rahatça kullanmak için aldığınız düzenleyiciler ve makyaj ya da takı çantası gibi ürünler her seyahatte işinizi kolaylaştırırken bir yandan da her kullanımda kullanım maliyetleri düşer.

Anlattığım konuları bilen bir arkadaşım geçenlerde “Sen hiç yeni bir şey almıyor musun?” diye sordu. Tabii ki alıyorum. Bazen ihtiyacım olduğu için bazen elimdekini yenilemek için. Ancak alırken sorduğum önemli bir soru var: “Bunu 5 yıl sonra da kullanıyor olacak mıyım?” Eğer cevap hayırsa, almıyorum.

Az ama kalıcı olana yönelmek böyle bir şey. Trendin peşinden koşmuyorsun. Özünü koruyan şeylere bakıyorsun. Ve bu bakış açısı zamanla hayatın her yerine yayılıyor. Sadece eşyada değil, alışkanlıklarda da, ilişkilerde de, hatta tempoda da.

Beni tanıyanlar bir sırt çantasıyla gittiğim seyahatlere aşina. Ya da ailece 1 haftalık tatile çıkıp 2 kabin bavuluna sığmamıza. Seyahatte az eşya taşımayı üniversite yıllarında gitmeye başladığım kamplarla öğrendim ilk, sonra 6 yıl Türkiye’yi karış karış gezdiğim işimde uçakla seyahatte bavul beklemeyi sevmediğimi, bir an önce harekete geçmek istediğimi keşfettim.

Yine de az eşyayla yola çıkmak yetmiyor. O azın da kendi düzeninde olması gerekiyor. Bavulunu açtığında neyin nerede olduğunu bilmek, eşyalarını kalacağın yere yerleştirirken ya da seyahatin sonunda geri toplarken pratik olmak da benim için bir o kadar önemli.

Minimalizm üzerine ilk kelimemi okuyalı 15 yıl oldu. En büyük “iyi ki”m anne evinden çıkıp da kendi düzenimi kurmadan bu yaşam felsefesini hayatıma geçirmiş olmak ve hayatıma kattığım gerek eşyaları gerekse iş ortaklarını buna göre seçmek.

Siz minimalist yaşamla tanıştınız mı?

Yazar: Hale Acun Aydın

ALL BLOGS

Minimalist Seyahat Nasıl Planlanır?

Minimalist Seyahat Nasıl Planlanır?

Daha az eşya, daha fazla özgürlük… Günümüz gezginleri artık bavul sayısını değil, yaşadıkları anların değerini önceliklendiriyor. Minimalist seyahat; gereksiz detaylardan arınarak yolculuğu daha ke...

Read more